{orientation}

Sözlük/terimler

 

 

E - J

A-D | K-Q | R-Z

E

E. coli:

Bazi cinsleri insanin sindirim düzeneginde normal olarak bulunan ve bu düzenegin normal isleyisini kolaylastiran bir bakteri grubu.

Ekstensör:

Vücudun herhangi bir bölümünü esnetmeye ya da dogrultmaya yarayan kas.

Elektroensefalogram:

Beynin elektrik aktivitesini ölçen bir tanisal test.

Elektroforez:

Bir eriyikteki molekülleri ya da proteinleri ayirmaya yarayan teknik. Moleküller arti ya da eksi yükle yüklü olduklarindan, eriyige bir elektrik alan uygulandiginda protein ya da moleküller yük, biçim ve büyüklüklerine bagli olarak belli bir hizda hareket ederler.

Emilim/emilmis

Tip dilinde, ilacin kana karismasi

Endoplazmik retikulum:

Çekirdege yakin bükülmüs bir dizi zar; bunlar glikozilasyon denilen bir islemle protein ile karbonhidratlari bir araya getirmekten sorumludurlar.

Enzim:

Belli bir biyolojik reaksiyonu çok çesitli büyüklüklerde hizlandiran protein. Birçok enzimler demir, çinko ve bakir gibi reaktif mineral içeren prostetik bir grup da içerir.

Etyoloji:

astaligin nedeni



F

Fagositoz:

Hücrelerin maddeleri yutarak, sitoplazmalari içindeki vakuolllerde (fagozom) tutmasi islemi.

Faktör VIII

Kan pihtilasmasi ile ilgili kan faktörü. Faktör VIII' deki bir eksiklik pihtilasma bozuklugu olan hemofiliye yol açar. Rekombine faktör VIII kullanilarak bu durum düzeltilebilir.

Farmakodinamik:

Ilacin insan vücudundaki etkisi. Bunu 'ilaç vücuda ne yapar' olarak düsünebilirsiniz, oysa farmakokinetikte ' vücut ilaca ne yapar' sorusu söz konusudur.

Farmakokinetik:

Anlamini sözcügü olusturan köklerden alir: 'farmako' ilaç, 'kinetik' ise hareket anlamindadir. Ilacin emilimi, dagilimi, metabolizmasi ve atilimini inceler. Bunu 'vücut ilaca ne yapar' olarak düsünebilirsiniz, oysa farmakodinamikte 'ilaç vücuda ne yapar' sorusu söz konusudur.

Fenotip:

Bir bireyin genetik ve çevresel faktörlerle belirlenen fiziksel, biyokimyasal ve fizyolojik bilesenleri.

Fermentasyon:

Endüstriyel ölçütlere göre bir besiyerinde hücrelerin büyümesi.

Fibroblast:

Bag dokusunda bulunan bir hücre. Bu hücreler, tendonlar gibi fibröz dokulari olusturur ve her tür dokuyu destekler ya da baglarlar.

Fizyolojik:

Vücut fonksiyonlarini ilgilendiren.

Fleksör

Vücudun herhangi bir bölümünü içe büken ya da egen kas.

formülasyon:

Bir ilacin tedavi amaciyla verilecek biçimde hazirlanmasi

Fonksiyonel sistemler:

Beynin EDSS ölçegi için ayrica tanimlanan fonksiyonlari.



G

Gen:

DNA içeren kalitsal madde. Genler proteinleri kodlar.

Genetik mühendisligi:

Biyoteknoloji tekniklerini kullanarak genleri yeniden birlestirme ya da düzenleme.

Genom:

Bir birey ya da hücrenin tasidigi gen gruplarinin tümü.


Glial:

Nöronlari çevreleyerek mekanik ve fiziksel destek saglayan ve nöronlar arasinda elektriksel yalitim yapan özel hücreler.

Glial lifler:

Glial hücrenin bir bölümü. Glial hücreler beyin ve omurilikteki sinir hücrelerine yardimci olur ancak sinir uyarilarini iletmez.

Glikozilasyon:

Karbonhidrat zincirlerinin proteinlere baglanarak birlesmesi.

Gri madde:

Beyin hemisferlerinin sinir hücre gövdelerinden ve kan damarlarindan zengin olan bölümü.



H

Haplotip:

Genellikle tek bir birim olarak kalitimla geçen, birbirleriyle yakin baglantili gen gruplarinin allel dizisi.

Hasat:

Kültürde büyüyen hücrelerin ürettigi proteinleri toplama.

Herniasyon:

Bir dokunun bir zar, kas ya da kemik araligindan disariya yönelmesi.

Heterojenlik:

Tür ve nitelik bakimindan degisik olma durumu.

Hipoglisemi:

Kanda glikoz oraninin anormal derecede düsük olmasi

Homojen:

Benzer ya da özdes bölümlerden olusan.

Human Lökosit Antijen (HLA):

Vücut hücrelerinin dis kisminda bulunan ve hastaliklarla savasmaya yardim eden proteinler: Bu proteinler kisiden kisiye degisir.



I

Infüzyon:

Toplardamar içine (intravenöz) verildiginde toplardamar (ven) içine ya da kas içine (intramüsküler) verildiginde kas içine sivinin akmasi.


Insülin:

Vücuttaki seker oranini kontrol eden hormon. Eksikligi diabete yol açar. Insülin genetik mühendislikle üretilebilmektedir.

Interferon-beta-1b:

Beta interferonun degistirilmis, rekombine, glikolizasyonsuz (glikolizasyon uygulanmamis) sekli; dogal insan beta interferonuna benzer biyolojik aktiviteye sahiptir.

Interlökinler:

Bagisiklik sisteminin hücreleri arasinda sinyal fonksiyonu olan bir grup molekül.

Intratekal:

Kilif içine, örnegin beyin omuilik sivisi dura mater kilifinin içinde bulunmaktadir. Ayrica beyin omurilik sivisina uygulanan ilaçlar anlamina da gelmektedir.

Intravenöz:

Toplardamar (ven) ya da toplardamarlarin içine.

In vitro:

Test tüpü veya diger yapay laboratuvar ortami içinde.

In vivo:

Yasayan vücut içinde.

Iskemi:

Atardamar (arter) kan akiminin kesilmesi veya yetersiz kan akimi sonucunda oksijenlenmenin azalmasi.

Iyi huylu MS:

Iki ya da daha çok atakla kendini göstermesi, tam iyilesmeyle düzelmesi, çok az ya da hiç yetenek kaybina yol açmamasi ile karakterizedir. Ataklar arasinda yillar geçebilir ve bu da taniyi güçlestirir. MS' li kisilerin yaklasik %25' inde iyi huylu MS vardir. Iyi huylu MS' i olan olgularin bazilari da ilerleyici döneme girebilirler. Iyi huylu MS, dört ana MS türünden (birincil ilerleyen, relapsing remitting, ikincil ilerleyen) biridir.



J


Bu sayfadaki bilginin en son güncellendiği/doğrulandığı tarih:

11/09/2001

Ana sayfa | Bağlantılar | Kayıt ve geri bildirim | Sözlükçe | Arama motoru ve site haritası | Yerel Bilgiler | Yardım| Bir arkadaşa söyleyin | Sorumluluk almama | Basın Bilgileri | Schering